“Tarım ve Sanayi Devrimlerinden Sonra” ENERJİ DEVRİMİ

12.00 TL

Kategorilere gitmek için etiketlere tıklayın

Bir gün

Rüzgârları yendiğimizde,

Dalgalarla baş ettiğimizde,

Yerçekimini alt ettiğimizde…

Dönüp sevgi enerjisini keşfedeceğiz.

O gün insanlık,

tarihinde ateşi ikinci kez keşfetmiş olacak.

         Teilhard de Chardin

                    Fransız Din Adamı

                (1881 – 1955)

Latif MUTLU’nun hazırladığı “Enerji Devrimi” kitabı araştırmacıları ilgilendirmekle beraber her aydının ve çevrecinin okuması gereken, popüler bir yayın niteliğindedir. Okumaya başlarken daha çok doğal olayların örnek alındığını görürsünüz.

Latif MUTLU, doğal olayların işleyiş mekanizmasını örnek alarak, çekim gücünden elektrik ve iş üretmeyi tasarladığını anlatmaktadır.

Etrafımızda akıp giden olayları; a) deniz akıntıları, b) yağışlar c) rüzgârlar d) yer içi tektonik olarak dört ana gruba ayırmaktadır. Dünyada, bu dört temel doğa olayından biri olan deniz akıntılarından birçok yerde çalışan santrallar yaygınlaşmaktadır. Rüzgârın elektrik üretimine katkısı da her gün artıyor. Yağışların çalıştırdığı santrallerde ise, Türkiye’nin elektriğinin % 40 kadarı üretiliyor.

Latif MUTLU, HES’lerin yaygınlaşmasının ülke yararına olduğunu savunmaktadır.

Doğal olayların her yerde ve istenilen zamanda oluşmadığını söyleyen Latif MUTLU yağışları örnek alarak, karada ve akarsu olmayan yerlerde elektrik üretmek için hazırladığı sistemi, denemeye başlama hazırlığındadır.

Kendisine başarılar diliyorum.

Genç araştırmacıların Latif MUTLU’nun açtığı bu yolda yürüyerek, yeni projeler üretmelerini bekliyorum.

                                                                   Taner YILDIZ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

 

Enerji sorununa kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla “Gravitasyon Motoru” projesi üzerinde çalışırken, yeni bir sanayi kolunun oluşmakta olduğunu fark edince, projenin korunması için Türk Patent Enstitüsü’ne başvurdum.

Patent çalışmaları devam ederken, bilim adamı dostlarım, “her şeyden önce, Enerjinin Korunumu Yasası’ndan gelecek tepkilere ve çetin sorulara cevap bulmalısın” demişlerdi.

Uzaydaki enerji bolluğunu ve gök cisimlerinin çekim kuvveti tarafından yaratıldığını, evrendeki yeni enerji oluşum mekanizmasını açıkladığım raporlara olumlu ya da olumsuz hiçbir ciddi yanıt alamadım. Ülkemizin saygın bilim adamlarından bir dostum: “Termodinamik konusundaki makaleleri kimse okumaz. Korunum yasaları ve Entropi klasik fiziğin temelidir.” diye başlayan sözleri ile beni bu konu ile ilgilenmekten vazgeçirmeye çalışıyordu.

Termodinamiğin I. ve II. yasalarını öneren bilim adamlarını mazur görebiliriz. 19. yüzyılda Isı ve Enerji bilime yeni girmişti. Gök cisimlerini çekim kuvvetinin yarattığı da henüz bilinmiyordu. Newton’un areketiç ,hareket kanunları dünyamızdaki hareketlerin nedenini ve oluşum mekanizmasını açıklamıyordu.

Uzayda enerji akışını açıklayan haberleri görmeyebilir, duymamış olabiliriz. Ama doğada etrafımızda olup biten olaylarla sürekli karşı karşıya bulunuyoruz. Eğer biraz merakımız varsa, doğa olaylarından üçünün (rüzgârlar, yağışlar ve deniz akıntılarının) nedenini ve itici güçlerini sorup öğrenebiliriz. Tabi, bilen ve gören varsa…

 

Benzer Ürünler