Orman ve Şifacı Keçiler

3.99 TL

Kategorilere gitmek için etiketlere tıklayın

  

    

ÇOBAN ve ORMAN

 Dirmil, dağlarla çevrili bir ovanın başında Oyuk Dağı’na yaslanmış ayaklarının ucunda duran köylere yukardan bakıyordu. Batıdan topladığı tepeleri, doğuya dağ sıraları ve platolar şeklinde dağıtmıştı. Bin yıllık sedirler, ardıçlar tüm görkemiyle Kızlar Sivrisi’nden şehre doğru iniyordu.

Kızılcıklar, pıynarlar, alıçlar, çam ağaçları, sedirler; çiçeğini açmış kekikler, papatyalar, dağ menekşeleri, sessizlikte patlayan bin bir tomurcuk; arılara, kelebeklere ve insanlara kollarını açmış beklemekteydi.

Dorukların karı nisan yağmurlarıyla eridi. Yapraklardan düşen damlalar, yamaçlardan patlayan kara sular; pınarlar, dereler, kocaman Dirmil Çayı’ndan köpüre köpüre çağlayarak aktı ve Yapraklı’da koca bir deniz oluşturdu. Oluktan akan sular, kalın çam ağacı gövdelerine oyulmuş yalakları doldurup dağların vefalı dostu keçileri suladığı gibi doruk çocukları için de bir plaj sayılırdı.

Gulaz zamanıydı (keçi ve koyunların kuzulama ayları) bütün keçiler, koyunlar kuzulayıp sürüler çoğaldı. Kuzuların, oğlakların ağız sütlerine çocuklar, çobanlar ortak oldu. Dumanı tüten topraklar sürüldü. Taşa, kuşa, toprağa deyip üç kere atıldı tohum. Ve bire bin verdi tohum.

Dirmil ülkesinde gökyüzüne bakıp düş kuran, ay dededen pabuç isteyen, elledikleri kuş yumurtalarının sıcaklığında uyuyup kalan çocukları ve bu çocukların askere gidene kadar çelik çomak oynayan babaları vardı.

Evimiz Dirmil’dedir: Doğduğumuz, ölülerimizi uğurladığımız, bizi toplayan, bekleyen evlerimiz. Cumbalı, köşklü, saçaklarında çörtenlerin baktığı evlerimiz… Kırmızı kiremitleriyle yeşil bahçelere yaslanmış ahşap sesli evlerimiz.

Benzer Ürünler