Herhangi Bir Şey, Bir Şeyler 'Merhaba'

4.99 TL

Kategorilere gitmek için etiketlere tıklayın

 Caddeye döndüğünde Rengârenk kafeler, restoranlar, giyim mağazaları sıralanıp gidiyordu... Meydana doğru baktı: İnsanlar rastgele bir oraya bir buraya savrulup duruyorlardı; başka türlüsünü izah edemezdi ki, yoksa bu denli insan belli düşünce ve gayelerle bir yerlere gidiyor olamazlardı? Sanmıyordu; bunca dünya nasıl bir araya gelebilirdi; bir yanıltma olmalıydı; önünden geçen bir bayanın peşine takıldı; gerçeği öğrenmeliydi. Az sonra durdu; vazgeçti: ne yapıyordu? Çıkmayalı uzun zaman olduğunu hatırladı, yolunu değiştirdi. Yoruldu ve içinde dayanılmaz bir sigara içme isteğini hissetti, sonunda kafelerden birine oturmaya karar verdi. 

 
 

 Garsona kahve söylerken o her zamanki kibirli, soğuk tavrını takınmış ve tane tane konuşmuştu. Eğer garson “Efendim?, Anlayamadım?” deseydi ya da söylenenleri teyit etmek için tekrar etmiş olsaydı; kahvesini içmeden kalkacaktı.

Etrafına bakındı; kimse onun varlığını hissetmiyor gibi duruyordu. Rahat bir şekilde insanları izlemeye koyuldu; eğer onun gibi bir diğeri varsa göz göze gelmeleri an meselesiydi. Genellikle pek çıkmazdı böylesi; buradakiler de sadece yaşıyor gibi duruyordu; pek dikkat etmiyorlardı, her biri durmaksızın bir şeyler anlatmaya devam ediyordu; çoğunun sadece konuşmak için konuştuğuna bahse girerim; adeta düşünmemek için konuşuyorlar; zaman geçirmek için. Sadece yaşamak istiyorlar artık, çocukluğunda kaldı hayalleri hepsinin.

Cevaplayamadıkları ya da işine gelmeyen cevaplar buldukları kancalar için kurtuluşu olmayan bu kaçış… İyi bilirim o şuursuz halleri; güzel bir kot, güzel bir t-shirt veya başının üstünde güneş gözlükleri, kolunda şık bir saat, renkli ayakkabılar… Ve istisnasız her insanın aklının bir köşesinde sürekli izlenme hissi...

Hiç biri kendinde değil; oysa yalnız kaldıklarında öylesine farklılar ki. Onlar da biliyorlar ki; yüzleşmeyi erteledikleri tüm düşünceler bekliyor bir yerlerde kendilerini, bazen tedirginliğini de yaşıyorlar bu yüzleşmenin; yine de umursamıyorlar.

İnsan denilen varlık böyleydi işte; böyle yaşayabiliyordu bir tek… Eğer herhangi bir sağlık sorunuyla veya kötü bir olayla karşılaşsa bile, gördüğü farkındalığa dayanamıyor ve koşarak eski hayatlarına dönüyorlardı; haklıydılar da öylece yaşama dayanmak nerdeyse imkânsızdı.

Eve doğru yöneldi. Yorgun ve moralsizdi. Gece anlamsızca bir hayli geç yatmıştı, sabah sınav için erkenden kalkmıştı. Sınavı ne kötü geçmişti ne de iyi. Bu belirsizlik de canını sıkıyordu. İyisi mi eve gidip biraz uyumalıydı.

Uyumak yarı ölümdür derler ya; eğer bu denli rahatlatıyorsa yarı ölüme, yani bunun tam olanına bile razıydı…

ÖNEMLİ NOT: Bu sitede yayınlanan tüm e-kitapların telif hakları e-kitap projesine aittir. İzinsiz kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır..

 

Benzer Ürünler